Kategori: Çocuk

DİKKAT EKSİKLİĞİNE SON

Bartın’da 22 yıldır faaliyet gösteren Değişim Akademi ve Danışmanlık Hizmetleri adı altında ilimizde hizmet veren Akıl Treni Öğrenci Gelişim Merkezi yöneticisi Gürkan Akdağ, “İşitsel Algı Eğitimi” olarak adlandırılan Berard metodunun, 3 yaşından itibaren her yaş grubuna uygulanabildiğini söyledi. Berard metodunun bir terapi veya tedavi yöntemi olmadığını vurgulayan Akdağ, metodun Uzman Psikolog Ayşin Akdağ’ın denetiminde uygulandığını ve değerlendirildiğini belirtti. Devamını Oku

Karne çocukların kabusu olmamalı

Bilinmelidir ki alınan karne, hem çocuklarınızın hemde sizin için, durum bildirir belgedir. Asla bir son değildir. Beki de yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.
Karnedeki  sonuçlar eğer istendik değil ise, öncelikle duygularınızın farkına varın ve çocuğunuza karşı geri dönüşü olmayan onda derin yaralar bırakacak söz ve davranışlardabulunmamaya özen gösterin. Onu diğer çocukların karneleri ile aşağılamayın! unutmayın diğer çocuk ,sizin çocuğunuz değil, sizde o çocuğun ailesi değilsiniz! Sevginizin daim olduğunu ona hissettirin, onu koşulsuz sevdiğinizi söyleyin,  sizin için çok değerli olduğunu ona fark ettirin  ,hiçbir sorunun çözümsüz olmadığın, eğer  bu sonuç bir problem ise hep birlikte bu problemin üstesinden geleceğinizi ona söyleyin ve ona göre davranın. Yıl içinde eğer siz, çocuğunuzu yakından takip etti iseniz, bu sonucun geleceğini sizde biliyorsunuzdur. Öyle ise sanki hiç haberiniz yokmuş, bir sürprizle karşılaşmışsınız gibi davranmayın, çocuğunuza karşı dürüst olun. Bununla birlikte bu sonuçtan hoşnut olmadığınızı ve bunu nasıl değiştirebileceğinizi açık ve sevgi dolu bir konuşma üslubunda onunla birlikte bir planlama yapın. Öfkelenmek ,bağırmak, çağırmak aşağılamak, çocuğunuza yerli yersiz ilgisi olmayan konuları bahane ederek kızmak , asla kabul edilmeyen şiddete başvurmak, ergen çocuklarımız için iletişimi kesmek, farklı ceza sistemleri uygulamak, ..vb gibi davranımlar, sorunun büyümesine ,farklı sorunların doğmasına, çocuğu kazanmak yerine onun kaybedilmesine sebep olabilecektir.UNUTMAYINIZ Kİ BU DAVRANIŞLAR ŞU AN ELİNİZDE OLAN SONUCUN DEĞİŞMESİNİ SAĞLAMAZ.
Onun  yerine ailecek sağduyu ile, bu durumu daha iyiye dönüştürmek için neler yapılabileceğinin tartışılması, ortak kararlar ve önlemler alınması, tarafların alınan kararları uygulaması için birbirlerine destek olmasının sağlanması, özellikle çocuğun motive edilmesi en sağlıklı olanıdır. Yıl içinde okul performansı için; neler  yapıldı, neler yapılmadı, neler yanlıştı, neler eksikti?, aile olarak bu sonuçta sizin payınız ne düzeydedir?, çocuğunuzun performansını olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?…v.b gibi  soruları sorarak  ve çözüm için bu sorulara cevap aranmalıdır. Karne asla çocuğunuzun “kişilik değeri” olarak değerlendirilmemelidir. Eğer kişilik değeri olarak algılanırsa çocuğunuzun zaten kendisinin de mutsuz olduğu bu sonuç, bu yıla ait bir mutsuzluk olarak kalmaz,sonucu hayatının diğer alanlarına genelleyebilir ve hayatta hiçbir şeyi başarmayacağı  inancı geliştirebilir. Çocuğa dönük olumsuz tavır ve davranışlar, karne ile  özdeşleştirilmiş kişilik değerlemesi olumsuz olduğu için, öz güven kaybı yaşayabilir, benlik algısı olumsuza döner ve çocuğunuz hayatta başarılı olabileceği diğer alanlarda da başarısız ve sonuçta “mutsuz” olabilir. Tüm bu olumsuzluklar onun  sağlıklı, dengeli  ve hayata tutunarak sağlam bir şekilde durmasını engelleyebilir .  Sizinle olan bağı zayıflatabilir, hayatta bağlanacağı, güveneceği en önemli varlıkları kaybettiği hissine kapılabilir, sevilmediğini düşünebilir, gelişimi için  tatmin edilmesi gereken en önemli  ihtiyacı “kabul edilme, ait olma ,onaylanma” tatmin edilmemiş olur. Çocuk bu ihtiyacını farklı kişilerle farklı maddelerle tatmin etmeye çalışabilir. Karneye bağlı olarak yaşadığı, ”başarısız ve sevgiyi hak etmediğine dair” olumsuz düşünceler onun farklı bir kişilik edinmesinde dönüm noktası da olabilir. Çocuğumuzun karnesi ,  kendisine verilen öğretimin ve eğitimin değerlendirilmesidir. Değerlendirme mümkün olduğunca objektif ölçme araçları ile öğrenciye kazandırılması hedeflenen bilgi ve becerilerin düzeyini tespit etmektir. Bu düzeyin  başarılı  olarak belirlenen  performans düzeyinde olmaması anne-baba ve çocuk üzerinde de olumsuz etki yaratabilir. Ancak bu sonucun tek sorumlusu gerçekten sadece çocuğunuz mudur? Eğer öyle ise bunun sebepleri nelerdir? Bu sonuçta sizin payınız var mıdır? Okulun payı var mıdır? Çevrenin payı var mıdır? Bu soruları sistematik olarak ailenin kendi içinde soğuk kanlılıkla ve kendilerine ayna tutarak değerlendirmeleri, gerekirse profesyonel yardım almaları uygun olacaktır. Çocuk ailesinin de içinde olduğu bir açık sistem içinde yaşamaktadır. Anne –baba belki kardeşin bulunduğu aile sistemi, ikinci derece akrabaların bulunduğu sistem, okul kurumunun olduğu sistem, okulda arkadaşları ile ilişki kurduğu sistem , okul dışı aile ve arkadaş sistemi ve her çocuğun etkileşimde bulunduğu mahalle şehir ve ülke olarak genişletebiliriz. Bu belirtilen sistemlerde, çocukla doğrudan etkileşimi olmayan farklı sistemlerle etkileşim halindedir. Dolayısıyla en uç noktada olan farklılık olumluluk veya olumsuzluk dolaylı olarak çocuğu etkileyecektir. Çocuğun en sık etkileşimde bulunduğu sistem aile sistemi ve okul sistemidir. Onların yaşadığı herhangi bir olumsuzluk çocuğu etkileyecektir. Öyleyse anne baba farklı sistemlerden farklı nedenlerle olumsuz bir yaşamsal deneyim yaşamışlar ise bu dolaylı olarak çocuğu da etkileyecektir. Böyle bir durum yaşanmış mıdır?

 

Çocuğun istendik başarıyı gösterememesinde bireysel sorumluluğu ve kişisel nedenleri neler olabilir?
Tüm dış etkenler araştırıldıktan sonra veya her bir neden birlikte ele alınırken çocuğun bireysel özelliklerinin farkına varmak ve onun için önlemler almak en etkili yöntem olacaktır. Çevre açısından çoğu zaman kontrol edemediğimiz durumlar gerçekleşebilir, çocuğun bundan en az düzeyde etkilenmesi için ebeveyn olarak önlem alırken onun psikolojik olarak güçlenmesini sağlamak yararlı olacaktır. Öğrenme, çok kompleks  bir işlem gerektirir. Zengin bilişsel işlemler gerektirir. Çocuğun bilişsel işlem becerilerinde bir problem olup olmadığı değerlendirilmelidir. Öğrenmek için;

 

1-Çocuğun fiziksel engeli olup olmadığı değerlendirilmelidir.(Görme, işitme, motor beceri…vb)Konuşma yine değerlendirilecek motor becerilerdendir.

 

2-Fiziksel ihtiyaçları giderilebiliyor mu, sağlıklı besleniyor mu, düzenli uyuyabiliyor mu, hastalandığında erken müdahale ediliyor ve gereken önlemler alınabiliyor mu? Sağlıklı koşullarda mı yaşıyor mu?

 

3-Çocuğun bilişsel süreçlerden en önemlisi olan “DİKKAT” becerisi nasıl? Bilgiyi alabilmesi için uyarana karşı dikkatini verebiliyor mu? İşitsel algılama ,görsel algılama dikkati ne düzeyde? HAFIZA düzeyi nedir? Bilgiyi algıladığında bunu saklayabiliyor mu? Uzamsal becerileri nasıl, ardışıklık düzeyi nedir?

 

4-Çocuğun Öğrenme Güçlüğü olabilir mi? Varsa ne düzeyde?

 

5-Okuma-Matematik öğrenme becerisi nedir? Özgün Öğrenme Güçlüğü Var mı?

 

6-Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu olabilir mi?

 

7-Davranış problemi var mı? Uyum sorunu yaşıyor mu?

 

8-Sorumluluk bilinci var mı? Başladığı işi tamamlayabiliyor mu?

 

9-Öğrenmeye karşı ailenin tutumu nedir, ne yöndedir? Çocuk destekleniyor mu? Aile sık sık okul ziyareti yapıyor mu? Anne –baba çocuğun okulu ile yakından ilgileniyor baba okul ziyareti yapıyor mu yapıyor ise ne sıklıkta?

 

10-Çocuğun psikolojisi okul hayatını etkileyecek olan unsurları taşıyor mu?

 

11-Korku ve kaygıları var mı?

 

12-Aile düzeni nasıl? aile içinde uygun olmayan tutum ve davranışlar var mı?, kardeş kıskançlığı var mı?

 

Tüm bu sorular ve alacağımız yanıtlar çocuğun istendik başarıyı gösterememesini  açıklamamıza yardımcı olacaktır. Bu sorular üzerinde yoğunlaşmak , çocuğunuzun üzerine yoğunlaşarak baskı yaratmaktan çok daha işlevsel ve gerçekçi olacaktır. Görüldüğü gibi belirtilen soruların içerdiği konuların bazıları, kontrol edilebilir ve değiştirilebilir durumları, bazıları da desteklenmesi gereken, çocuğa uygun eğitim programlarının hazırlanarak onun geliştirilmesi için uygun yöntemlerin uygulanması gereken olgulardır. Öyleyse bu tatil dönemini iyi değerlendirmek çok önemlidir. Tatil sadece dinlenmek, eğlenmek, iyi vakit geçirmek olamamalıdır. Tatili iyi ve verimli geçirmek en stratejik hareket olacaktır. Alternatif çözüm yöntemlerini araştırarak onlara  yönelmek, çocuğumuzu tanımak ve ona uygun davranım ve eğitim modellerini bulmaya çalışmak en sağlıklı yol olacaktır. Bu karar sizin girişimlerinizle gerçekleşecektir. Çünkü çocuk, bu istenmedik performans düzeyinin gerçekçi nedenini asla bulamayabilir. Eğer çözüm yolu aramaz isek ve sonucu kabul ederek hiçbir şey olamamış  gibi yaşamaya devam ederek sonuçtan sadece çocuğu sorumlu tutar isek, çocuk, bu sonuçtan dolayı ailesine karşı kızgınlık  hissedebilir, kendi iç dünyasında suçluluk duyguları güçlenebilir, kendine güvensizliği artarak yaygınlaşabilir, kaygı ve korku geliştirebilir, saldırganlaşabilir ,öfke patlamaları yaşayabilir, başarısızlık düşüncesi genelleyerek hayata bakışı olumsuzlaşarak zorluk algısı güçlenebilir. Kendini, okul hayatında gerçekleştiremeyeceğine inanır ise ,okul hayatının dışına yönelerek, kendini farklı kabul edilemez kendine sorun çıkarabilecek alanlarda “kendini gerçekleştirme ihtiyacını” tatmin etmeye çalışabilir. Öyleyse sayın veliler, çocuğunuzun bu karnesi sizin için bir fırsat olmalıdır. Belki de şimdiye kadar atladığınız bir sorunu tespit etme fırsatı bulabilir, ilerisi için kaderi değiştirebilirsiniz.
KİM BİLİR, BELKİ DE BU KARNE SİZİN İÇİN SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE BİR BAŞLANGIÇ OLACAKTIR.
Her ne olursa olsun çocuğunuzu tamamıyla ve bütünüyle kabul ederken kendinizi de kabul edin! Sevgiyle kalın…

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                           Uzm.Psikolog Ayşin AKDAĞ

MUTLU VE UZUN ÖMÜRLÜ EVLİLİK İÇİN 8 İPUCU..!

Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Ayşin Akdağ, Mutlu ve uzun ömürlü evliliğin 8 ipucunu açıkladı: “Ülkeleri …

DİKKAT EKSİKLİĞİNE SON

Bartın’da 22 yıldır faaliyet gösteren Değişim Akademi ve Danışmanlık Hizmetleri adı altında ilimizde hizmet …