Kategori: Genç Ve Ergen

HİPERAKTİVİTEYE NASA PATENTLİ ÇÖZÜM

ABD Uzay Üssü NASA’dan ilham alınarak tasarlanan Play Attention metodu ile dikkat eksikliği, hiperaktivite artık sorun olmaktan çıkıyor. 22 yıllık Değişim Akademi tecrübesi ile hizmet veren Bartın Akıl Treni Gelişim Merkezi’nde uygulanan Play Attention yöntemi ile dikkat gelişirken aynı zamanda özgüven kazanma, daha kolay organize olma, hafızanın ve sosyal becerilerin gelişimi gibi artılar da mümkün oluyor. Akıl Treni Gelişim Merkezi’nden Uzm. Psikolog Ayşin Akdağ, dikkat eksikliği için uygulanan işitsel algı metodu Berard’dan sonra yine dikkat eksikliği sorunun ortadan kaldırılması için uygulanan görsel algı metodu Play Attention hakkında bilgiler verdi. Uzm. Psikolog Ayşin Akdağ, Bartın’da sadece Akıl Treni’nde uygulanan metot ile ilgili şunları söyledi:
Play Attention yöntemi nedir?
“Play Attention, beyin dalgalarını algılayarak dikkati ölçen ve geliştiren güçlü bir öğrenme sistemidir. ABD Uzay Üssü NASA’dan ilham alınarak tasarlanmıştır ve dünya çapında binlerce psikolog ofisinde, doktor ofisinde, travmatik beyin hasarları hastanelerinde, öğrenme merkezlerinde ve atlet yetiştirme merkezlerinde kullanılmaktadır. Play Attention, kullanıcının gerçek zamanda dikkatini görmesini sağlar. Zamanla, Play Attention kullanan öğrenciler dikkat ve odaklanmayı geliştirmektedirler. İnteraktif alıştırmalar, öğrencileri, odaklanmanın ve bilişsel işlemlerin yeni seviyelerine çıkması için zorlar. Seviye seviye öğrenci, sınıfta ve evde başarılı olması için gerekli olan kalıcı becerileri geliştirir. Play Attention, beyin enerji izleme kombinasyonu, bilişsel beceri egzersizleri ve davranış şekillendirme tekniklerini içeren, tüm dünyada özellikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda, öğrenme güçlüğünde kullanılan geliştirici eğitim aracıdır. Bireyin dikkatini ve davranışlarını kontrol etmesine, potansiyelini anlamasına ve geliştirmesine yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Öğrencilerin yüzde 99 oranında dikkat ve davranışlarını iyi yönde kullanmayı öğrenmesini sağlar. Fark yaratan teknolojisi sayesinde, dikkat süresini el ile tutulabilir, öğrenim için somut görünür bir hale dönüştürür.
İş ve okul başarısı artıyor
Çocuklarda aşırı hareketlilik, dikkatsizlik ve isteklerini erteleyememek, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun en önemli belirtileri olarak sıralanıyor. Bunlar çocuğun akademik performansını olumsuz etkileyebilir. Dikkat eksikliği, bilgiyi öğrenmeyi güçleştirir. Görevleri bitirememe, organize olamama, hatırlamada zorluk ya da kolayca dikkatin dağılması, bu çocukları yetişkinliğe kadar takip eder. Konsantrasyon öğrenme için çok önemlidir. Odaklanma eksikliği, dikkat eksikliği ve hiperaktivite çocukların bilgiyi yakalama ve zihinde tutma becerisini azaltır ve okulda uyum sağlamalarını zorlaştırır. Kurumumuzda uygulanan sistem, odaklanma güçlüğü, dikkat eksikliği sorunu olan yetişkinler ve öğrenciler de dikkat ve algı problemlerini en aza indirerek iş başarısı ve okul başarısının artmasına yardımcı olur. Programımız sınavlarda dikkati toplamayı, sınıfta öğretmeni dinlemeyi ve düzenli çalışmayı öğretir. Okuduğunu anlamayı artırır. Hafızayı güçlendirerek öğrenmeyi kolaylaştırır. Dürtüsel hareketi azaltır, bireyin davranışlarını kontrol etmesine yardımcı olur. Bilimsel araştırmalar, beynin hayat boyunca sürekli değişim kapasitesine sahip olduğunu göstermiştir. Play Attention, kullanıcının gerçek zamanda dikkatini görmesini sağlar. Zamanla, Play Attention kullanan öğrenciler dikkat ve odaklanmayı geliştirmektedirler. İnteraktif alıştırmalar, öğrencileri, odaklanmanın ve bilişsel işlemlerin yeni seviyelerine çıkması için zorlar. Seviye seviye öğrenci, sınıfta ve evde başarılı olması için gerekli olan kalıcı becerileri geliştirir. Programımız bu becerileri öğretmede uluslararası liderdir.
Metot uygulandığında görülen değişimler
Play Attention düzenli bir şekilde uygulandığında dikkat eksikliği ve hiperaktivite veya öğrenme güçlüğü olan çocuklarda; daha uzun süre dinleyebilme, okuduğunu anlama, çalışma becerilerini geliştirme, sınavlarda ve derslerde odaklanma, ev ödevlerini kendisi başlayıp sürdürebilme, organize olma becerilerinde gelişme, dürtüsellikte ve hareketlilikte azalma, başladığı işi bitirebilme, kendini kontrol edebilme, bellekte gelişme, görsel organizasyonda gelişme, davranışlardaki gelişmeye bağlı olarak arkadaş ilişkilerinde düzelme, kurallara uyma konusunda gelişme konularında başarı sağlamaktadır. Sistem, aynı zamanda dikkat eksikliği ve hiperaktivite problemi olan çocuklarla ebeveynleri arasındaki ilişkiyi de geliştirir. Çocuğunuz dışlanmış ve farklı hissetmek zorunda değildir. Sistem çocuğunuza arkadaş edinme ve onlarla arkadaş kalma becerilerini öğretebilir.
Yöntem nasıl uygulanıyor?
Kola takılan sensörler, kullanıcının başka bir aparat kullanmadan sadece dikkatini vererek bilgisayar ekranında, egzersizlerdeki karakterleri hareket ettirebilmesini böylece dikkatini somut olarak gözlemlemesini ve öğrenmesini sağlıyor. Yani sistemin en önemli özelliği bireyin dikkatini ve bilişsel işlemlerini bilgisayar ekranında eş zamanlı olarak yansıtması. Bilgisayar tarafından sağlanan görsel ve işitsel geri bildirim sayesinde kişiler beyin dalgalarını eğitirler. Dikkat gelişirken aynı zamanda özgüven kazanma, daha kolay organize olma, hafızanın ve sosyal becerilerin gelişimi gibi artılar da mümkün oluyor. Amerika’da ve birçok Avrupa ülkesinde, okullarda, kliniklerde, özel hastanelerde uygulanan, yetişkinlerin ve çocukların okul, iş ve sosyal hayatta başarısının, motivasyonunun artmasına yardımcı bir program olan Play Attention, haftada 2-3 gün 30-45 dakika arası seanslarla 6 ay, 5 yaşından itibaren her yaş grubuna uygulanabiliyor.”

SUÇLU EN YAKINIMIZDAKİ OLABİLİR

Son zamanlarda çocuk istismarı haberlerini sık duyar ve okur olduk. Bu durumun yaşanmasında en büyük sebep ne? Aileler nelere dikkat etmeli? Çocuklarımızı nasıl korumalıyız? Bu sorularımızı Uzman Psikolog Ayşin Akdağ’a sorduk. Sadece kız çocuklarının değil erkek çocukların da cinsel istismara uğradığını belirten Akdağ, suçluyu uzakta aramaya gerek yok. Ulaşması daha kolay tehlike genellikle en yakındakilerden geliyor” dedi.

Uzakta aramayın

Çocuk istismarlarında tehlikenin en yakındakilerden geldiğini ifade ederek aileleri uyaran Uzm. Psikolog Ayşin Akdağ, şunları söyledi:
“Özellikle en çok üzerinde durduğumuz konu çocuk istismarıdır. İstismar dediğimizde yaşına, fiziki gücüne ve bedensel özellikleri dışında yetişkinin menfaati noktasında bir şeylere zorlanmasıdır.  Bunları psikolojik istismar, ekonomik ve cinsel istismar olarak kollara ayırabiliriz. Bizim üzerinde durduğumuz konu ise cinsel istismardır. Çünkü görülmeyen, sonradan ortaya çıkan ve çocuğun o yaştan sonraki psikolojik olarak etkileyen istismarlardır. Bu nedenle bu konunun çok önemli olduğunu ve aileleri de bu konuda uyarmak gerektiğini, rahatlıkla söyleyebilirim. Her an her şey olabiliyor. Yanlış bilinen doğrular var. Çocuk istismarı ve cinsel istismarı suçlularını genellikle uzaktan ararız. Yani yabancının yapacağını düşünürüz. Halbuki öncelikle kendi etrafımıza bakmamız gerekiyor. Kendi yakınlarımızdan ve kendi çevremizden geliyor böyle durumlar. Yakın çevremizden olma sebepleri ise ulaşılabilirlik derecesinin daha yüksek olmasıdır. Örneğin evimize akrabamız geliyor. Evimizdeki çocuğumuza çocuğun hoşuna gidecek yiyecekler alıp yakınlık kuruyor. Daha sonra istediği şekilde istismar yapıyor.“

Çocukların davranışlarına dikkat edin!

Aileleri çocuklarının davranışlarını iyi analiz etmeleri gerektiği konusunda uyaran Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabi ki istismarlar her zaman temas halinde olmuyor. Dokunmak, okşamak yani rızasının dışında çocuklara eylem uygulaya biliniyor. Bu konuda ceza işlemleri de ruh sağlığı bozuktur raporu da kaldırıldı. Tabi biz bunu çok enteresan olarak değerlendirdik. Ruh sağlığı bozukluğunu şöyle ifade etmek istiyorum. Cinsel istismar olaylarında çocuklar travma geçiriyor. Daha sonra bir takım davranışlarında değişiklikler oluyor. Çocuğun okuldaki başarısı düşüyor. Sosyal içe dönüklük başlıyor. Uykusuzluk ve iştahında değişiklikler başlıyor. Ailelerimiz bu davranışları çocuklarında dikkat etmesi gerekiyor. Eğer ki yakın çevresinde bu istismar devam ediyorsa davranış şiddetleri daha da artabiliyor. Çünkü tekrarlayan istismar söz konusudur. Cinsel istismar yapan kişi tekrarlamıyorsa ve adliyeye yansıyan olaylarda çocukta bulgu saptanamaya biliyor. Ancak aylar sonra takiplerimizde yine davranış bozukluklarına rastlayabiliyoruz. Yani ilk rapor yanıltabiliyor. Ailelerimiz bu konuda da titiz olmalıdır.”

Çocuklarınıza kimsenin dokunamayacağını anlatın

Psikolog Akdağ’ın özellikle altını çizdiği konulardan biri de çocuklarımıza onların istekleri dışında kimsesin dokunamayacağı oldu. İstismara sadece kız çocuklarının maruk kalmadığını, erkek çocuklara yönelik de istismarın sıkça gündeme geldiğin belirten Akdağ, “Bu tür istismara maruz kalan çocuklarımızın kimlik problemleri yaşadıkları görülüyor. Çocuklarda kendini suçlama duyguları da ön planda oluyor. Uzun süre yapılan istismarlarda da eğer istismar yapan akrabasıysa, sempati de duyduğundan dolayı başına bir şey gelmesin diye saklama eylemi görülebiliyor. Böyle durumlarla da karşı karşıya gelebiliyoruz. Ailelere çok fazla iş düşüyor. Özellikle kız çocuklarında anneleri bikini bölgelerinin özel olduklarını vurgulaması gerekiyor. İzinleri dışında kimsenin onlara dokunamayacağını ve haklarını bilmeleri gerekiyor. Çocuğun vücuduna ve isteği dışında kimse dokunamaz” dedi.

 Çocuğunuza güvenin!

Sözlerine devam ederek ailelerin çocuklarıyla açık ve net bir şekilde iletişim kurmalarını tavsiye eden Akdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Çocuğunuzla konuşun ve her şeyin anlamını bilsin. Oldu ki yaşça büyük biri çocuğu kucağına oturttu, bilsin onun yanlış olduğunu ve tepki gösterebilsin. Ailelerimizde çocuğun anlattığı şeyleri dikkatle dinlesin. Eğer ki dikkate almasa çocuk tekrar cinsel istismara uğradığında anne ya da babasına olanları söylemez. Bizlerde bilirkişi olarak görev yaptığımızda çocuğun doğru yaptığını o zaman doğrulayabiliyoruz. Ailelerimiz çocuklarını tanımıyor ve olanları çocuklarına konduramıyorlar. Toplumumuzda çocukların sözü hiç önemsenmiyor. Çocuktur, aklı ermez ve nereden bileceksin tabirleriyle özgüveni sarsılıyor. Çocuk gördüğüne mi inansın, yoksa annesinin söylediklerine mi inansın. Ailelerimiz çocuklarımızın davranış değişikliklerini çoğu zaman soğuk algınlığı veya uykusuzluk gibi sözlerle geçiştiriyorlar. Daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bilirkişiler ile görüşüp muayene ettirmeleri gerekmektedir. Bazı soğuk algınlık denilen konularda altından istismar çıkabiliyor.

Çocuklarınızı yalnız bırakmayın!

Dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de; kadınlar evlerinde gün yapıyorlar. Çocukları da bir odaya bırakıyorlar. Kendilerini rahatsız etmesinler diye. Ancak çok yanlış bir davranıştır. Çocuklarımızı her zaman yakın ve görebileceğimiz yerlerde bulundurmalıyız. Özellikle de ergenlik dönemlerinde ki çocuklarla yalnız bırakmamalıyız. Bize bir şey olmaz mantığını artık yıkalım. Her zaman her şey olabilir. Bunu unutmamalıyız. Gözlerimizi her zaman açık, kulaklarımız dik ve çocuklarımızı çok iyi gözlemlememiz gerekiyor. Çünkü çocuklarımızın gün gün değişikliklerini takip edelim.

Ergenlik dönemi sorunsuz atlatılmalı

Gelişmekte olan çocuklarımızın libido dediğimiz, cinsel ilişkiyi de etkileyen yükselmeleri oluyor. Bu yükselme esnasında ön ergenlik dediğimiz dönemde, hormonal değişikliklerimizle birlikte dışarıya kendimizi beğendirmek ve hoşlanma içerisine girmektedir. Bu dönem çerçevesinde cinsel hisler ortaya çıkıyor. Eğer ki birey yetişkinse, 18 yaşını da doldurmuşsa cezai işlem uygulanıyor. Dolayısıyla da o kişin her ne olursa olsun böyle bir eylem yapmaması gerekiyor.

Toplumsal ön yargılar yıkılmalı

Toplumumuz ön yargılıdır. Genel olarak erkekler kadınları suçlama yapmaya çok elverişlidir. Toplumsal cinsiyet eşitliliğimiz yok. Erkekler toplumun geleciği olarak düşünülüyor. Oysaki toplumun geleceği kadındır. Bu anlayışlar bizleri uçuruma getirir. Eskiden bu anlayış daha sertti. Şimdi koruma kanunlarıyla daha rahat bir şekilde kadınlarımızın söz hakkı var. Hakimlerimiz ve savcılarımız artık kadın erkek konularında daha objektif davranıyorlar. Bunlara bizleri sevindiriyor. Toplumsal ön yargılar, cinsiyet ayrımcılığından kaynaklanıyor. Kadınların daha değersin olduğuyla ilgili kolaya kaçan bir anlayıştır.

İstismarın önüne nasıl geçilir?

Öncelikle toplumsal eğitimlerin ağırlıklı olması lazım. Duyarlılığın ve farkındalığın ön planda olması gerekiyor. Bir olay olduğunda toplumun mutlaka kadına sahip çıkması gerekiyor. Erkeğe sahip çıkıldığında, erkek yaptığı şeyin doğru olduğunu savunarak zaten bir şey olmadığı için haklı görünüyor. Buda suçun tekrarlanması konusunda arttırılıyor. Suç olmaktan çıkıyor. Herhangi bir durum olduğunda mağdurun yanında olmamız gerekiyor. Bunu ayırt etmediğimizde suçların işlenmesi kaçınılmaz oluyor. Tüm Türkiye’nin bildiği gibi Özgecan olayı hepimizi üzmüştü. Eğer kadın suçluysa Özgecan’ın ne suçu vardı. Toplum olarak tavrımızı açık ve net olarak göstermeliyiz.

Çocuklara cinsel kimlikleri tanıtılmalı

Aile içinde eğitimler yapmamız lazım. Çocuklarımıza anaokulundan başlayarak cinsel kimliğini tanıması lazım. Kimlere yaklaşıp, kimlere yaklaşmaması gereken bilgileri çocuklarımıza vermemiz gerekmektedir. Tanımadığı insanlardan armağan, hediye ve yiyecekler almaması gerektiğini söylememiz ve anlatmamız gerekiyor. Kendi iradesi dışında ikna etseler bile çığlık atarak başkalarının dikkatini çekmesini bilmelidir. Çocuk huzursuzluk hissediyorsa direnerek tepki göstermelidir. Eğitim her şeyin başıdır. Bunu aklımızdan hiçbir şekilde çıkarmamız lazım. Çelişkili konuşmalar, gerçek olmayan hareketler, olanı yatsıma ve yok sayma ve olanı da normalleştirmelere inanılmaması lazım.

Sınav Kaygısı

YGS’DA NASIL DAHA BAŞARILI OLUNUR?SINAV KAYGISI NASIL KONTROL EDİLİR?

SINAV SİZİ DEĞİL, SİZ SINAVI KONTROL EDİN!
Sevgili öğrenciler 15 Mart 2015  Pazargünü sabahı, Yükseköğretime  Geçiş  Sınavına gireceksiniz.Ne kadar kişi bu  sınava girecek,kaçı kadın kaçı erkek,kaçı ikinci ve daha fazla girişi olacak kaçı ilk kez girecek,girenler kaç soruyu doğru olarak çözecek,ben kaçsoruyu doğru olarak çözeceğim, onlarla birlikte ben kaçıcı sırada veya yüzdelik dilimde olacağım,…v.bgibi sorular ve bu sorulara vereceğiniz tahmini cevaplar  15 Mart sabahı YGS  giriş saati itibariyle sizin meşgul olacağınız sorular değildir. Sınav sabahı ve sınav süresince, sınava bağlı  kendiniz ve diğerleriyle ilgili  karşılaştırma yapan, “başaramaz isem rezil olurum”, “ailemi mahcup ederim, emeklerini boşa harcamış olurum”, “sınavda iyi sonuç alanların arasında benim hiçbir değerim olmaz”, “aptal olarak algılanırım”, “iyi puan alanlar diğer insanlar tarafından statü kazanırken, ben aşağılık biri olurum”, ”ben zaten bir hiçim, başarısız olur isem kocaman bir hiç olurum”, ”kimse benimle arkadaşlık etmez, zaten bende kimseyle görüşmek istemem”….v.b gibi zihninizden çarpık  düşünceleri çıkarın! Böylece  kendinizi stresten uzaklaştıracak olan ilk adımı atın!. Devamını Oku

Yardım arayan gücünün işaretidir

Bireysel tedavi genellikle psikoterapi olarak adlandırılır ve bunların şiddeti veya yoğunluğu sırasına göre değişebilir duygusal sorunları ile insanlara yardım etmek anlamına gelir. Tedavinin bu formun amacı açıkça yaşamın yolunu tanımlayan ve daha açıklık getirerek yaşam kalitesini değiştirmek için. Eğer karşı karşıya bastırılmış çocukluk sorunu nedeniyle ya da sevilen birinin boşanma, başarısızlık veya zarara duygusal arıza olsun, profesyonel bir psikolog size sistematik danışma yoluyla ruh sağlığını canlandırmak yardımcı olabilir. Devamını Oku

MUTLU VE UZUN ÖMÜRLÜ EVLİLİK İÇİN 8 İPUCU..!

Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Ayşin Akdağ, Mutlu ve uzun ömürlü evliliğin 8 ipucunu açıkladı: “Ülkeleri …

DİKKAT EKSİKLİĞİNE SON

Bartın’da 22 yıldır faaliyet gösteren Değişim Akademi ve Danışmanlık Hizmetleri adı altında ilimizde hizmet …