Etiket: mutlu evlilik

MUTLU VE UZUN ÖMÜRLÜ EVLİLİK İÇİN 8 İPUCU..!

Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Ayşin Akdağ, Mutlu ve uzun ömürlü evliliğin 8 ipucunu açıkladı: “Ülkeleri yöneten politikacıların, başarılarını belirleyen çoğu zaman ekonomi ise evliliklerin de başarılı ya da başarısız olacağını belirleyen iletişimdir.”

Mutlu, sorunsuz ve sonsuza kadar süren bir evlilik, çiftlerin en önemli isteğidir. Ancak ister evlilik olsun ister beraberlik, başarılı bir ilişki göründüğü kadar kolay ve basit değildir. Karmaşık bir yapıya ve hassas dengelere dayalı olan kadın-erkek ilişkisinin başarısıysa, uzmanların tavsiye ettiği bir takım kolay uygulanabilir ama önemli kurallara uymakla mümkündür. Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Ayşin Akdağ, bu karmaşıklık içinde öncelikle “eşler arası iletişim” de yapılması ve yapılmaması gereken 8 ipucunu paylaştı. Peki, evliliğin uzun ömürlü olmasını sağlayan iletişim nasıl olmalıdır?

Evlilikte iletişimin en önemli unsurları nelerdir?

Evliliklerin uzun ömürlü olmasındaki en birincil faktörün iletişim olduğunu belirten Uzman Psikolog Akdağ, mutlu evlilik için gerekli 8 ipucunu açıklayarak şunları söyledi:

“Ülkeleri yöneten politikacıların, başarılarını belirleyen çoğu zaman ekonomi ise evliliklerin de başarılı ya da başarısız olacağını belirleyen iletişimdir. Ancak iletişim, net olmayan muğlak bir sözcüktür. Farklı kültürler içinde yaşamış ve sahip oldukları farklılıklarla evlilikleri oluşturan çiftler daha iyi iletişim yeteneklerine sahiptirler. Bu çiftler iletişim becerileri sayesinde kendi farklılıkları ile nasıl baş edeceklerini öğrenirler. Bu yüzden daha iyi konuşurlar. Eğer eşinizle daha sıkı bir bağa sahip olmak istiyorsanız, düşüncelerinizi ve duygularınızı daha açık bir şekilde etkili ifade ederek birbirinize anlatmalı, paylaşmalı ve eşinize değer verdiğinizi hissettirmelisiniz. İletişim için aşağıda belirtilen 8 farklı ipuçlarını dikkate alarak evliliğinizi, birlikteliğinizi ayakta tutabilir, ilişkinizi daha mutlu sürdürebilirsiniz.

İYİ BİR İLETİŞİM İÇİN;

İletişimde Dinlemeye Odaklanın

Dinleme kişilerarası ilişkilerde olduğu gibi çiftlerin iletişiminde de önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle çiftlerin, aralarında iletişim kurarken dinlemeye dikkat etmeleri gerekmektedir. Malibu’da Paperdine Üniversitesi Profesörü Kathleen Eldridge de diyor ki; evlilikte en iyi iletişim tipi karşılıklı saygıyı içerir. Duyguların onaylanması, aktif dinleme, uzlaşma ve pazarlık, yermeyen tartışma, gönüllülük, isteklilik kaliteli iletişimin olmazsa olmazlarıdır. Çalışmalar göstermiş ki; hangi çiftler birbirlerini destekliyor, birbirleriyle kişisel endişeleri hakkında konuşuyorlarsa o çiftlerin evlilikleri daha uzun sürer.

Eşinizle baskı olmadan iletişim kurun

Eğer eşlerin her ikisi de çalışıyor ve finansal baskılar altında iseler eşler bu sorunları konuşmak için zaman bulmakta zorluk çekebilmektedirler. Bu tür konuları konuşmak için kimsenin rahatsız edemeyeceği, konuşmanın kesilmeyeceği, farklı etmenlerin baskısının olmadığı bir ortam ve zaman ayarlayıp, bu zaman içerisinde çiftlerin kendi aralarında birbirlerine sahip oldukları duyguları açık bir şekilde söyleyerek, problemler ve sıkıntılar hakkında konuşmak sorun çözümünde oldukça etkili bir iletişim yöntemidir. Bu yöntem, problemleri baskı altında iken, bir tartışma içindeyken çözmeye çalışmaktan çok daha fazla işe yaramaktadır. Bunun için çiftlerin aralarındaki herhangi bir sorun için ayrıca bir zaman ayırarak o sorun hakkında açık iletişim kurmaları çok önemli ve işlevseldir.

Eşinize ilginizi ve endişenizi gösterin

Pozitif iletişimin kritik noktası, iletişim halinde olduğumuz kişi ile empati kurabilmektir. Empati kurmak çiftlerin aralarındaki sorunları çözebilme becerilerini artırırken ikilemleri ve anlaşmazlıkları da azaltmaktadır. Örneğin bir çift hafta sonu başbaşa özel bir tatile çıkmak istiyor. Bunun için çocukları büyükanne veya büyükbabalarının yanına bırakma gibi bir planlama da yapmışlar. Ancak eşlerden birinin iş yerinde acil bir durumu ortaya çıkmış ve tatili ertelemek zorunda kalmış. Bu durumda acil işi çıkan eşin, durumu anlatabilmesi için eşiyle empati kurması çok önemlidir. Buna göre işi çıkan eşin şöyle demesi uygun olacaktır: Biliyorum bu hafta sonu senin için çok önemliydi, bununla birlikte bu hafta sonu çalışmaktan başka seçeneğim yok. Yapmak istediğimiz tatil için yeni bir gün ayarlayalım, biliyorsun bende seninle özel vakit geçirmek istiyorum.  Bu tatili olabilecek en kısa sürede yeniden planlayalım olmaz mı, ne dersin? Bu durumda diğer eşin de empati kurabilmesi önemlidir. Bunu başaran çift, tatil için yeni bir gün planlayarak, birbirlerini anladıklarını ve saygı duyduklarını ve birbirlerini önemsediklerini hissettirir, böylece bu sorunu aşabilirler. Empati ile iletişim kurma ve karşı tarafı önemseme ilişkiyi güçlendirir.

Eşinizi görünmez yapmaktan kaçının

Gerek yapılan araştırmalar ve gerekse aile terapistlerin tecrübe ettiğine göre, bir partner veya bir eş, ilişki içerisinde kendini görünmez hissediyor ise bu his, çiftler arasında iletişimin kırılmasına, bozulmasına neden olmaktadır. Kırılan ve bozulan iletişim, eşin ruhen çökmesine ve kendini değersiz hissetmesine yol açmaktadır. Uzun süreli bu kritik durum, evliliklerin çökmesi ve boşanma ile sonuçlanır. Bu his, boşanmaların önde gelen güçlü duygularından biridir. Boşanma ile sonuçlanan evliliklerde, eşlerin kendini vazgeçilmiş hissetmesi, reddedilmiş ve engellenmiş, dinlenilmemiş, gözden kaçırılan ya da göz ardı edilen biri olarak hissetmeleri,  evlilikte yaşadıkları en güçlü duygular olarak saptanmıştır. Eşinize öncelik vermeniz ve bunu ona hissettirmeniz gerekmektedir. Tersi, karşınızdakinin kendini görünmez hissetmesine neden olur. Bu da evliliği sona erdiren duyguların başında gelir ve evlilik için tehlike çanları çalıyor demektir.

Tamir etmeye konsantre olun

Eşler arasında anlaşılmazlığa düşmek, bağdaşmamak çoğu zaman kaçınılmazdır. Bununla birlikte çoğu zaman konuşabilen, problemleri çözmek için istekli olan, buna zaman ayıran, hata var ise onları düzeltmek için çaba gösteren, problemleri çözme becerisine sahip olan, konuşabilen çiftlerin evlilikleri bunları yapamayan çiftlerin evliliklerine göre daha uzun ömürlü olmaktadır. Öyleyse anlaşmazlığa düşmekten korkmak yerine, onları uygun kritik iletişim yöntemleri ile çözmek ve çözmeye istekli olmak daha elzemdir. Bunun için anlaşmazlığın olmadığı bir evlilik hayal etmek gerçekçi değildir. Ancak anlaşmazlık var diye diğerine kötü davranmak onu dinlememek problemi çözmeye çalışmamakta kolaycılıktır ve problem çözücü değildir. Sorunları büyütmek veya yok saymak evliliğin en büyük düşmanıdır.

Bir çıkmaza veya bir ikileme düştüyseniz yardım arayın

Eğer arabanız çalışmazsa bir tamirciye gidersiniz, eğer dişiniz ağrıyorsa bir diş hekimine gidersiniz. Ya evliliğiniz sıkıntıya düştü ise? Görülmektedir ki, bazı eşler bu sıkıntıyı görmezden gelmekte, bazı eşler geleneksel inanç ve yöntemlerle çözmeye çalışmakta ya da bazıları da problemleri halı altına süpürmektedir. Bu tutumlar ve uygun olmayan sorun çözme yöntemleri ya çiftleri boşanmanın tuzağına düşürür ya da çiftler evlilikleri boyunca doyum sağlayamazlar. Halbuki bu konuda da uzmanlara danışmak ve onlardan yardım almak en sağlıklısıdır. Çoğu çift bu konuda isteksiz veya bilgisizdir. Evlilik danışmanları, terapistleri çiftin gerçek problemlerini ortaya çıkarabilir, onların problemlerini,  yeni kelimeler, yeni cümleler ve yeni düşünceler ile tekrar gözden geçirmelerini sağlayarak, evliliklerini yeniden yapılandırmalarına olanak verir, onların ilişkilerini yeniden ayarlama ve kurma imkanı sağlar.

Her olumsuzluğu eşinizin üzerine atmayın

Evlilik sürecinde olan tüm olumsuzlukların sebebi veya sorumlusu olarak eşiniz göstermekten vazgeçin. Vur abalıya sendromundan kaçının. Sorumluluğu paylaşın, taşın altına sizde eliniz koyun. Bunun tersi şekilde davranmak, eşinizin haklarını ihlal etmek, onu değersizleştirmektir. Yeni olarak yaşanan herhangi bir olumsuz durumu konuşurken bu olayı eskiyle ilişkilendirip eskiye dönmeyin. Çoğu çiftin sürekli geçmişi dillendirdikleri, nişanlılık dönemine kadar indikleri ve çoğu zaman birbirlerini suçlayarak şimdiden uzaklaştıkları ve var olan problemlerin içinden çıkamadıkları görülmektedir. Eskiyi eskide bırakma yetisini kazanın. Sen zaten o zamanda böyle yapmıştın, şöyle söylemiştin, annende bunu demişti gibi söylemlerden kaçının. Asırlar önce olmuş ve unutulmuş adaletsizlikler ve yapılanlara odaklanmak yerine yeni olan olaya odaklanın o olayla ilgili sorumluluk alın. Her iki tarafta aktif haldeki olay ile ilgili payını kabul etmeye istekli olmalı, etkili iletişim yöntemleri kullanarak sorunlarını çözmeye çalışmalıdır.

Birbirinizin bam tellerine basmaktan kaçının

Pek çok insanın geçmişteki deneyimlerine ve yaşadıklarına bağlı olarak onu ateşleyen tetikleyen özel durumları vardır. Çoğu çiftler kaçınılmaz bir şekilde birbirlerinin tuşlarına basarlar. Kadın eş, kocanın evi derleme toparlama davranışını kritize etmeye başladığı zaman bu durum kocaya, kendi annesinin kritize etmesini çağrıştırıyor, hatırlatıyor olabilir veya koca ne zaman sesini yükseltse, ajitasyon ve kışkırtmaya başlasa, kadın, babasının asabiliğini ve çabuk sinirlenmesini, çığırından çıkmasını hatırlıyor olabilir. Eşler birbirlerinin hassas noktalarını yani bam tellerinin neler olduğunu, nelerden kaçınmaları gerektiğini, karşı tarafın zayıf noktalarının neler olduğunu bilmeleri ve bu konuda bilinçli olarak hassasiyet göstermeleri çok önemlidir. Eğer kadın, kocasının sinirlenmesinden ve yüksek sesle bağırmasından dolayı üzülüyorsa koca, bilinçli olarak yavaş ve tonunu ölçerek konuşmalıdır. Öyle ki karısı onu dinleyebilsin. Eğer koca sürekli kritize eden annesini hatırlıyorsa kadın bazı titizliklerini, eleştirilerini kontrol ederek bilinçli olarak eşini etkileyen bu davranıştan vazgeçmeli ya da en aza indirmelidir. Araştırmalar gösteriyor ki boşanmaya neden olan negatif davranışlar,  küçük düşürme, geçersiz sayma ve geri çekilme şeklindedir. Eğer kişi eşine aşağılayıcı, alay edici ve hor görücü şekilde davranıyorsa boşanmaya yol açan tuzaklara düşüyor demektir. Bunun yerine teşekkür, onaylama, anlayış ve empati içeren iletişim kurmayı öneriyorum. Pozitif davranış ve sağlıklı iletişim evliliğinizi besler, onun gelişerek büyümesini ve uzun ömürlü olmasını sağlar. Allah bir yastıkta kocatsın  dileğimiz gerçek olur, gökten üç elma düşer, biri kadının biri kocanın biride çocukların olur.”
Uzmanların önerileri doğrultusunda sürdüreceğiniz bir yaşamda elbette bazı aksaklıklar olabilir ama görünen şu ki mutlu ve uzun bir evlilik hayal değil. Saygı ile başlayan süreç, iyi bir ikili diyaloglarla en iyi şekilde yürütülebilir gibi görünüyor.

MUTLU VE UZUN ÖMÜRLÜ EVLİLİK İÇİN 8 İPUCU..!

Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Ayşin Akdağ, Mutlu ve uzun ömürlü evliliğin 8 ipucunu açıkladı: “Ülkeleri …

DİKKAT EKSİKLİĞİNE SON

Bartın’da 22 yıldır faaliyet gösteren Değişim Akademi ve Danışmanlık Hizmetleri adı altında ilimizde hizmet …